Ebeveyn Anıları

Değerli ebeveynlerimiz, bizlerle paylaşmak istediğiniz anılarınızı aşağıya yorum olarak yazabilirsiniz.

 

Maydanoz

Tuğçe, annesine mutfakta yardım etmeyi çok seven bir çocuktur. Boş zamanlarında, annesinin yardıma ihtiyacı olup olmadığını sorar. Bir gün annesi ona, yapacağı yemek için maydanozu kalmadığını söyler ve ondan karşı komşuya gidip bir demet maydanoz alıp gelmesini rica eder. Bunun üzerine Tuğçe gider ve kısa süre sonra elinde bir tutam maydanoz ile döner. Annesi:

-“Teşekkür ederim kızım, şuraya koyabilirsin.”

Tuğçe:

-“Üst komşuya gidip tamamlayacağım anne.”

Annesi şaşkınlıkla kızına bakar.

Tuğçe:

-‘Sen bir deste istemiştin, saydım burada 6 sap var.’ (8 yaş-İstanbul)

NOT: İlkokul 2. sınıf Matematik dersi, ‘Sayılar ve İşlemler’ öğrenme alanındaki kazanımlar incelendiğinde; doğal sayılara yönelik olarak, öğrencilerin deste ve düzine kavramlarını öğrenmelerinin amaçlandığı görülmektedir.  Bu dönemdeki çocukların şemaları, mantığa dayalı olup gerçek zihinsel faaliyetlerden oluşur. Çocuklar, bu dönemde edindikleri bilgileri somut durumlara, problemlere uygulama eğilimindedirler. 

 

 

Doktor Olamazdı!

                                                                               

Tuğrul, soru sormayı seven, meraklı ve öğrenmeye istekli bir çocuktur. Bir gün, babasıyla sohbet ederken ona nasıl doktor olduğunu sorar. Babası, Ankara’ya taşınıp orada kursa yazıldığını, çok çalıştığını ve sınavlardan yüksek notlar aldığını söyler. Aradan zaman geçer ve başka bir gün annesiyle babasının sohbetine kulak misafiri olur.

Annesi, babasına dönüp:

-“Ya Ankara’ya gelmemiş olsaydın?” diye sorar.

Tuğrul, babasının cevap vermesini beklemeden konuşmaya dâhil olur ve:

-“O zaman doktor olamazdı.” cevabını verir. (10 yaş – Ankara)

 

 

NOT: Soyut işlemler döneminde kazanılan Hipotetik Düşünme; karşılaşılan bir soru, problem karşısında, bu problemin çözümüne dair olası durumları düşünebilme becerisi olarak ifade edilebilir. 10 yaşındaki bu çocuğun, somut işlemler döneminin sonlarına yaklaştığı da dikkate alındığında, hipotetik düşünme becerisinin gelişmeye başladığı söylenebilir.

 

 

 

 

Karpuz Çekirdeği

Alp 5 yaşındadır. Her karpuz yemek istediğinde, annesi karpuzun çekirdeklerini ayıklayarak vermektedir. Alp bir gün, annesinin getirdiği karpuzu bitirdikten sonra mutfaktan yeni bir dilim almak için ayağa kalkar. Bunun üzerine annesi:

-‘Oğlum ver onu sen yapamazsın, temizleyip getiririm ben sana.’ diyerek ona engel olur.

Alp’in babası bu durumu görür ve eşinin davranışının yanlış olduğunu düşünüp eşine neden böyle davrandığını sorar. Annesinin cevabını beklemeden Alp seslenir:

-‘Annem işimi kolaylaştırıyor ama bana öğretmiyor baba.’

 

 

 

Hayalden Öksürüyor

Naz 7 yaşındadır. Naz’ın halasının ismi Hayal’dir. Halasının boğazına yiyecek bir şey takılır ve öksürmeye başlar. Bir süre sonra öksürüğü geçmesine rağmen etkisi hala kaldığı için öksürüyormuş gibi yapıp rahatlamaya çalışır. Bu durumdan rahatsız olan eşi ona:

-‘Geçti öksürüğün, bu yaptığın tamamen psikolojik.’

Bu konuşma üzerine Naz:

             -‘İsmi gibi işte, hayalden öksürüyor.’

 

 

 

Bende Yok Mu?

Efe, futbol oynamayı çok seven bir çocuktur. Babası da onun iyi bir futbolcu olmasını çok istemektedir. Bu sebeple onu kursa yazdırır. Boş zamanlarında da evlerinin bahçesinde birlikte futbol oynarlar. Bir gün babası, Efe’nin atışını beğenmeyince:

-‘Messi’ye bak ne iyi oyuncu, golleri çok zekice. Adamda akıl var.’

Efe bu lafın üzerine şu cevabı verir:

-‘Niye bende yok mu?’

 

 

 

Hangisini Hatırlayacağım?

Raziye ilkokul öğrencisidir. Eve her gelen misafir ona okulunu, derslerinin nasıl olduğunu, öğretmenini sevip sevmediğini sorar. Yaz tatilinde bir gün yine evlerine misafir gelir ve ailesiyle sohbet ettikten sonra Raziye’ye dönüp:

-‘Raziyeciğim neler yaptınız bu yıl okulda?’

Raziye:

-‘365 günden hangisini hatırlayacağım acaba!?’

 

 

 

 

Sizin Ivır Zıvır Gününüz mü Var?

Mete meraklı ve etrafı kurcalayan bir çocuktur. Gittiği her yerde mutfağa girer ve dolapları kurcalar. Ailesi bu davranışından hoşnut olmasa da Mete söz dinlemez. Bir gün ailesiyle birlikte misafirliğe giderler.  Bir ara gözden kaybolan Mete kısa bir süre sonra odaya geri gelir ve ev sahibine:

-‘Dolapta hiçbir şey yok.’

Ev sahibi:

-‘Bugün evde ıvır zıvır yok Meteciğim.’

Mete:

-‘Niye? Sizin ıvır zıvır gününüz mü var?’

 

 

 

Sen Kendini Eğlendiriyorsun!

Elif, annesinden ısrarla onunla ilgilenmesini, oyun oynamasını istemektedir. Eğlenemediğinden, canının çok sıkıldığından yakınmaktadır. Annesi o sırada telefonuyla uğraşır ve Elif’e biraz beklemesini, kısa süre sonra onunla ilgileneceğini söyler. Elif çok sinirlenir ve bağırarak:

-‘Sen kendini eğlendiriyorsun!’

 

View Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.