Now Reading
Dijital Tehlike Siber Zorbalık! Çocuklarımızı Siber Zorbalıktan Nasıl Koruruz?

Dijital Tehlike Siber Zorbalık! Çocuklarımızı Siber Zorbalıktan Nasıl Koruruz?

Yazar: Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin SERİN

Bilgi iletişim teknolojileri alanındaki ilerlemeler, dijital araçların okul çağında olan bireyler  tarafın­dan daha yaygın bir şekilde kullanımıyla beraber, öğrencilerin göstermiş olduğu geleneksel akran zorbalığının yeni bir formu olarak siber zorbalık davranışlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Siber zorbalık, bilgi iletişim teknolojileri aracılığıyla gerçekleştirilen teknolojik bir uzmanlık derecesine dayanan zorbalık çeşididir. Siber zorbalığı, anlık mesajlaşma programları, sosyal paylaşım siteleri, cep telefonları, gibi bilgi iletişim teknolojileri aracılığıyla başkalarına zarar vermek için kasıtlı olarak kişilerin taciz edilmesi, küçük düşürülmesi, tehdit edilmesi, veya cinsel içerikli resim ve mesajların gönderilmesi gibi rahatsız edici davranışları içeren zorbalık türü olarak tanımlayabiliriz.

Siber zorbalık kavramı Türk Eğitim Sisteminde son dönemlerde tartışılan önemli konulardan biridir. Eğitim kurumlarında teknolojinin yoğun kullanımıyla beraber bazı haberleşme uygulamaları ve sosyal medya platformlarının daha sık öğrenciler tarafından kullanılması  siber zorbalık davranışlarının ilerleyen dönemlerde okul ortamında da gerçekleşme oranının kaygı verici boyutla­ra ulaşabileceğini düşündürmektedir. Çeşitli eğitim kademelerinde öğrenim gören öğrencilerin büyük bir yüzdesi sosyal ağ (network) oluşturmak amaçlı olarak whatsapp, facebook, instagram, twitter, snapchat vb. popüler uygulamaları kullanmaktadır. Sosyal paylaşım sitelerinden facebook ’un dünya geneli kullanım oranında Türkiye’nin Avrupa’ da birinci sırada olduğu görülmektedir. Son dönemlerin popüler uygulamalarından biri olan instagramın kullanımında ise Türkiye’nin dünyada 5. Sırada olduğu dikkati çekmektedir. Türkiye’de çeşitli eğitim kademelerinde gerçekleştirilen birçok araştırmanın sonuçlarına göre siber zorbalık davranışlarında her geçen yıl artış görülmektedir.  Siber zorbalık davranışları sadece öğrencileri ilgilendirmemektedir.  Eğitimin önemli paydaşları arasında yer alan velilerimizi de ilgilendiren önemli bir sorundur.

Siber zorbalık, geleneksel akran zorbalığına göre daha dolaylıdır. Zorbalığı yapanın “gizliliği” vardır. Bu tür  davranışlarda bulunanların genellikle bilinememesi bu kişilerin yakalanma riskini daha da azaltmaktadır. Siber zorbalar, görünmezliklerini sağlayabilmek için, gönderilerinde kişisel bilgilerini saklamayı tercih edebilmektedir.

Geleneksel akran zorbalığına  göre siber zorbalıkta izleyicilerin rolü ve çeşitliliği daha karmaşıktır. Siber zorbalık geleneksel zorbalığa göre çok daha geniş seyircilere ulaşabilmektedir. Örneğin, bir sosyal medya platformunda yayınlanan uygunsuz bir paylaşımı görebilecek seyirci sayısı kısa süre içerisinde milyonlara ulaşabilmektedir.

Siber zorba davranışlarında bulunan bireyler, bu davranışları uyguladıkları kişilerin tepkilerini, davranışlarını izleyememektedirler. Anlık geribildirim olmadığı için empati kurma veya pişmanlık duyma durumunun olmaması siber zorbalığı daha kolay hale getirebilmektedir.

Siber zorbalıktan kaçmak diğer zorbalık çeşitlerine göre çok daha zordur.  Adeta “uzaklaşacak, sığınacak yer yoktur.” Kurban olarak seçilen bireye rahatsız edici paylaşımlar, bildirimler cep telefonları, sosyal medya platformları veya web siteleri aracılığıyla her nerde olursa olsun ulaşabilir.

Siber zorbalık çoğunlukla eğitim kurumları  dışında yaşanmaktadır fakat, sonuçların genellikle eğitim kurumlarına  yansıması ve öğrencinin psikolojisini ve öğrenmesini etkilemesi sebebiyle, eğitim için risk arz etmektedir.

Siber zorbalığa maruz kalma öğrencilerde okuldan kaçma,  disiplin cezası alma, devamsızlık, okulu bırakma, derslere yoğunlaşamama, ders notlarında düşüş gibi davranışlara neden olabilmektedir. Yapılan araştırmalar siber zorbalığa uğrayan mağdurların bazı psikolojik sorunlarla karşılaşabildiklerini ortaya koymaktadır.  Bu davranışlara maruz kalan öğrencilerin mutsuzluk, öfke ve üzüntü, kızgınlık gibi duygu­lar yaşadıklarını, bu duyguların yanında çaresizlik, dışlanma, savunmasızlık, depresyon, anksiyete, ve aile problemleri gibi bazı sorunlarla karşılaşabildiklerini ortaya koyan çalışmalar bulunmaktadır.

Çocuğumuzu siber zorbalıktan nasıl korumalıyız ?

Siber zorbalık davranışlarından çocuklarımızın korunması ve mağduriyetlerinin önlenmesi için ebeveynlere ciddi görevler düşmektedir. Öncelikle ebeveynler internet kullanımı konusunda çocuklarına iyi model olabilmelidirler. Ebeveynler önyargı ve endişelerle interneti çocuklarına yasaklamamalı, internet ilişkileri ve siber yaşamla ilgili bilgileri edinerek güncel gelişmeleri çocuklarıyla paylaşmalıdırlar. Bilgisayarın çocuğun odası yerine oturma odasına kurulması kullanım süresi ve kontrolün sağlanması açısından yararlı olabilir. Çocukla sağlıklı  iletişim kurulması da büyük önem arz etmektedir. Sanal  alemde herhangi bir sorunla karşılaşan çocuğun  hiç tereddüt yaşamadan, çekinmeden ebeveynlerine başvurabilmesi gerekir.

See Also

Türkiye, Avrupa’da Bilişim Teknolojilerini verimli kullanma, bu araçların zararlarından korunmak amacıyla hazırlanmış müfredatı olmayan tek ülke konumundadır. Türkiye’de okullarda seçmeli olarak okutulan Bilişim Teknolojileri dersinin içeriği daha çok program öğretme odaklıdır. Aynı şekilde seçmeli ders olarak okutulan Medya-Okuryazarlığı dersi de içerik yönüyle yetersiz kalabilmektedir. Bu bağlamda bilişim okuryazarlığı müfredatı geliştirilmelidir.

Yine Avrupa’da internet kullanımından kaynaklanan problemlerin giderilmesi amacıyla yardım – destek hattı bulunmayan tek ülke Türkiye’dir. uluslararası örneklere uygun yardım hattının ülkemizde de aktif hale getirilmesi, siber zorbalık davranışlarının önlenmesine ve siber zorbalık mağdurlarının yaşamış oldukları problemlerin azaltılmasına katkı sağlayacaktır.


Çocukları internetin zararlı içeriklerinden korumak amacıyla Amerika, Kanada, Rusya ve Avrupa ülkelerinde çocukların siber ortamlardan korunmalarıyla ilgili ciddi yaptırımlar içeren yasalar çıkarılmıştır. Son dönemlerde İtalya ve Fransa’da ‘Siber tacizle mücadele yasası’ olarak anılan düzenlemelerin kabul edildiğini görmekteyiz. Fakat Türkiye’de siber zorbalıkla ilgili uygulanacak yaptırımlar konusunda hazırlanmış özel bir yasanın olmadığı dikkatleri çekmektedir.

Siber zorbalık davranışları, bu davranışların sebep ve sonuçları, siber mağdurların yaşadığı sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileriyle ilgili konunun önemli paydaşları olan okul yöneticileri, psikolojik danışman ve rehberlik uzmanları, öğretmen, öğrenci ve velilere yönelik bilgilendirici çalışmaların yapılması bu kitlenin siber zorbalık kavramıyla ilgili farkındalık düzeylerinin artırılmasına, öğrencilerin siber zorbalık davranışları ve mağduriyetlerinin önlenmesinde yarar sağlayacaktır.

What's Your Reaction?
Bilgilendirici
0
İlginç
0
Mükemmel
0
View Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Scroll To Top