Now Reading
Günümüz Dünyasının Yeni Yaşam Tarzı: Tek Çocuk Olmak

Günümüz Dünyasının Yeni Yaşam Tarzı: Tek Çocuk Olmak


Yazar: Dr. Metin Kocatürk

Günümüz dünyasının aile yapısı farklılaşmaktadır. Kaç tane çocuğumuz olsun? Bir tane çocuğumuz var, ikinci, üçüncü, dördüncü çocuk düşünelim mi? gibi sorular ebeveynlerin gündeminin merkezinde yer almaktadır. Ailedeki çocuk sayısı ile ilgili ebeveynlerin bu yaklaşımlarının yanı sıra “gücümüz ancak bir tanesine yeter” düşüncesi giderek yaygınlaşmaktadır. Bu yaklaşımla birlikte tek çocuklu aileler giderek yaygınlaşan bir durum olarak dikkati çekmektedir. Avrupa Birliği ülkelerinde 2016 yılı verilerine göre; tek çocuklu aile oranı %47, iki çocuklu ailelerin oranı %40, üç ve daha fazla çocuklu ailelerin oranı ise %13’tür (Avrupa Komisyonu, 2016).

Tek çocuk olmak kendine özgü özellikleri barındıran bir yaşam tarzı olmuştur. Bu yaşam tarzının oluşmasında iki durum ön plana çıkmaktadır. Ebeveynler birtakım nedenlerden dolayı tek çocuk sahibi olmayı tercih edebilmektedir. Diğer yandan bazı ebeveynler için ise tek çocuk sahibi olmak bir zorunluluğun sonucudur. Burada ebeveynlerin tek çocuk tercihi veya zorunluluğunun nedenleri gündeme gelmektedir.

Ebeveynler ekonomik nedenlerden ötürü tek çocuk sahibi olmayı tercih edebilmektedir. Çocuğun yetiştirilmesi sürecinde kısıtlı ekonomik kaynakların olması, gelir düzeyi ve yaşanılan çevrenin koşulları bakımından bazı ebeveynler tek çocuk sahibi olmayı tercih edebilmektedir. Bunun yanı sıra, ailenin bütün ekonomik kaynağını tek bir çocuk için kullanarak çocuklarının iyi bir geleceği olmasını düşünen ebeveynler de tek çocuğun yeterli olacağı düşüncesine sahip olabilmektedir. Çocuk bakımında ve yetiştirilmesinde karşılaşılacak güçlükler açısından değerlendirildiğinde ise bazı ebeveynler bu durumu bir defa yaşamayı tercih etmekte, ikinci bir çocuğun bakımına ve yetiştirilmesine gereken enerjiye sahip olamadıklarını dile getirmektedir. Bazı aileler ise fizyolojik durumlardan ötürü tek çocuk sahibi olmak zorunda kalabilmektedir. Fizyolojik durumun elvermemesi nedeniyle aileler ikinci çocuğa sahip olamamaktadır.

Tercih veya zorunluluk, nasıl olursa olsun ebeveynler tek çocuğa dair gündemlerini meşgul eden soru işaretlerine cevap aramaktadır. Tek çocuk iyi mi yoksa tek çocuk kötü mü? Ebeveynler bu durumu hem kendileri açısından hem de çocuk açısından değerlendirmektedir: “Tek çocuk olursa ileride yalnız kalır, bizi kaybederse destek olacak bir kardeşi olmaz gibi gelecek kaygılarının yanı sıra büyürken öğreneceği/paylaşacağı bir kardeşi olsun, kendini evde yalnız hissetmesin” gibi çocuğun yetişme sürecinde yaşayacağı olası zorlukları düşünebilmektedir. Diğer yandan ebeveynler “ancak tek çocuğa bakabilecek fiziksel durumumuz/zamanımız/mali gücümüz var” düşüncesine sahip olabilmektedir. Peki, tek çocuk olmak nasıldır?

Tek çocuk olmak ebeveynlerin tercihi ve zorunluluğu arasında beliren bir yaşam tarzı olarak ele alınırken tek çocukların yaşadığı avantajlı ve dezavantajlı durumlar söz konusudur. Özellikle dezavantajlı durumlar insanların sınırlı gözlemlerinden hareketle oluşan düşünceler kapsamında ele alınmaktadır. Tek çocuk olmaya dair birtakım önyargıların oluştuğu ve bunların toplum nezdinde kabul gördüğü bilinmektedir. Tek çocukların şımarık, bencil, yalnız, içe kapanık, paylaşmayı bilmez, mükemmeliyetçi, kibirli gibi olumsuz sayılabilecek nitelikte kişilik özellikleri gösterdiği ifade edilmektedir. Ayrıca tek çocukların arkadaşlık kurmakta zorlandığı, çevresiyle etkileşiminde zorluklar yaşadığı, yetişme sürecinde sürekli olarak yetişkinlerle ilişki kurduğu için büyümüş/küçülmüş yakıştırmasının yapıldığı bireyler olduğu öne sürülmektedir. Bu olumsuz özelliklerle birlikte tek çocuk olmanın avantajlı yönleri de vardır. Ailenin bütün ilgisinin tek bir çocukta olması, tek çocuğun evin merkezinde olması, ailenin bütün ekonomik kaynaklarını tek bir çocuk için kullanması gibi davranışlar tek çocuğun akademik olarak daha başarılı olmasını, olumlu benlik algısı geliştirmesini, benlik saygısının diğerlerine göre daha yüksek olmasını ve yetişkinlerin dünyasına daha hızlı uyum göstermesini sağlayabilmektedir. Avantajları ve dezavantajları birlikte ele alınacak olursa tek çocuğa sahip ya da tek çocuk düşünen ebeveynlere bu noktada düşen sorumluluğun başlangıcı şu olmalıdır: Tek çocuk olmak ne iyidir, ne de kötüdür; tek çocuk olmak kendine özgü özellikleri olan farklı bir yaşam tarzıdır. Tek çocuğun gelişiminde ebeveynlerin çocuğa yaklaşımı, gösterdiği tutumlar ve sergilediği davranışlar ön plana çıkmaktadır.

Ebeveynler ne yapmalı?

See Also

Tek çocuklu ailelerin çocuklarıyla etkileşimde dikkat etmesi gereken durumlar bulunmaktadır.  Tek çocuklar, ebeveynlerinin tutumlarından dolayı birçok olumsuz davranışlarla karşılaşabilmektedir. Burada sorumluluk alması gereken kişiler ebeveynler olmalıdır. Her ne kadar iyi niyetli olursa olsun ebeveynlerin tutumlarının tek çocuklarının psiko-sosyal gelişimlerinde nasıl sonuçları ortaya çıkaracağının bilincinde olmaları gerekmektedir. Bu minvalde Rossberg (2008) “Sorun tek çocuk değildir, sorun tek çocuğun sorun haline getirilmesidir.” düşüncesini ifade etmiştir. Tek çocuk olmayı sorun haline getirmemek için aşağıda ebeveynlere birtakım öneriler sunulmuştur. Bu önerilerle birlikte tek çocukların olumlu gelişimlerinin önündeki engeller kaldırılmış olmaktadır

Bu noktada ebeveynlere verilebilecek bazı öneriler aşağıda yer almaktadır:

  • Çocuk için sosyalleşme önemlidir. Tek çocukların erken yaşlarda sosyalleşmeleri sağlanmalıdır.
  • Tek çocuklar başka çocuklarla oyun oynayabilmelidir. Böylece işbirliği yapmayı, arkadaşlık kurmayı ve sürdürmeyi, kurallara uymayı öğrenebilirler.
  • Ebeveynler tek çocuklarına akranlarıyla veya başkalarıyla paylaşmayı öğrenebilecekleri ortamlar sağlamalıdır.
  • Ebeveynler tek çocuklarının her isteklerinin anında yerine getirilmesi noktasında disiplinli olmalıdır. Yaşına uygun olarak tek çocuğun isteklerinin karşılanmasına sınırlar getirilmelidir.
  • Ailenin aşırı ilgisi ve beklentisi tek çocuğu baskı altına alabilir. Bu yüzden ebeveynler tek çocuklarına yaklaşımlarında bu durumu dikkate almalıdır. Ebeveynler tek çocuklarının potansiyellerinin farkında olmalıdır.
  • Tek çocukların evde ve okulda sorumluluk almaları sağlanabilir.

Bu bakış açısıyla tek çocuklu ebeveynler, ikinci çocuğa sahip olup olmama kararsızlığında hangi tercihe doğru yönelecekleri noktasında zorlu bir süreci yaşayabilmektedir. Bu doğrultuda ebeveynler çocuğunun yalnız kalmamasını istediklerini fakat ekonomik, kariyer gelişimi, kişisel ve duygusal nedenlerden ötürü ikinci bir çocuk sahibi olmaya sıcak bakmayabilirler. Tek çocuklu ebeveynler çocuklarının gelişiminde en yakın rolü oynayan ve bu gelişim seyrini gören bireyler olarak onların ihtiyacı doğrultusunda sosyal, duygusal, bilişsel ve akademik yönlerden gelişimlerine katkı sağlayabilirler. Tek çocukların kişilik gelişiminde çevrenin tek çocuk algısından öte ebeveynler olumsuz ön yargılardan uzak duracak şekilde çocuklarına yaklaşabilmelidir. Ebeveynler, tek çocuk olmanın diğerlerinden farklı özelliklerinin farkında olmalı ve bu çerçevede çocuklarının ihtiyaçlarına odaklanmalıdır.

What's Your Reaction?
Bilgilendirici
0
İlginç
0
Mükemmel
0
View Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Scroll To Top