Now Reading
Dijital Çağın İhtiyacı: Kodlama

Dijital Çağın İhtiyacı: Kodlama

Yazar: Fatih ÖZER

İçerisinde bulunduğumuz teknoloji çağı, hayatın tüm alanında hızlı değişikliklere ve yeni ihtiyaçlara ortam hazırlamaktadır. Hayatımıza giren yeni teknolojik ürünler ihtiyaçları giderirken yeni ihtiyaçları da beraberinde getirmektedir. Temizlik için üretilen bir robot temizlik ihtiyacını giderirken, kendisini üretecek fabrikalara ve insanlara ihtiyaç duymaktadır. Ortaya çıkan bu ihtiyaçlar ise üreten insanlar ile giderilebilmektedir. Üreten insanlar yetiştirebilmek ise günümüz ülkelerinin en büyük hedeflerinden bir tanesidir. Çünkü üretmek dışa bağımlı olmayı azaltırken ekonominin güçlenmesine de katkı sağlamaktadır.

Üreten insanlar yetiştirmek için, nesiller küçük yaşlarda bilinçlendirilmeli ve eğitilmelidir. Japonya’da ilkokul öğrencilerinin ilk önce savaş alanlarına götürülüp gezdirilmesi, sonrasında büyük fabrikalara götürülerek üretimin öneminin vurgulanması bu duruma en güzel örneklerdendir. Japonya’nın özellikle teknoloji alanında üretkenliğinin, üreten bireyleri çekirdekten eğitmeye verilen önemin karşılığı olduğu söylenebilir.

Yeni nesillerin, üreten insanlar olabilmeleri için eğitimlerine küçük yaşlarda başlanmalıdır. Yeni nesiller bu eğitimler ile kendilerinin ve ülkelerinin geleceklerinin temellerini sağlam bir şekilde atabilir. Verilmesi gereken eğitimler çeşitli alanlarda olabilmektedir ve bu alanlardan bir tanesi de kodlama eğitimidir. Kodlama eğitimi:

  • Bilgisayar okuryazarlığı,
  • Bilgisayımsal düşünme,
  • Algoritmik düşünme,
  • Eleştirel düşünme,
  • Yaratıcı düşünme,
  • Problem çözme

gibi becerilerin gelişmesini sağlarken aynı zamanda iletişim ve iş birliği alanlarında da önemli katkılar sağlamaktadır. Bu becerileri kazanırken aynı zamanda bilgisayar dillerini de öğrenen nesiller, çağın hızına ayak uydurma konusunda önemli adımlar atmış olacaklardır. Değişimlerin çok hızlı olduğu günümüzde, gelecekte değişimlerin nasıl ve ne kadar hızlı olabileceğini tahmin etmek bile zor hale gelmiştir. Günümüzde artık yapay zekâlar ve robotlar konusunda çalışmalar artmışken, bu konularda geride kalmayıp hatta öne geçmenin yolu kodlama eğitiminden geçmektedir.

Resim 1: Arduino Uno

                Günümüzde teknoloji eğitim, sanayi, ekonomi, askeriye gibi birçok alanda oldukça önemli bir yere sahiptir. Kodlamanın, saydığımız alanlarda kullanılan teknolojik cihazlara hükmetmenin bir yolu olduğu anlayışından hareketle, ülkelerin kalkınmasında kodlama ve kodlama eğitiminin temel bir gereklilik olduğu söylenebilir. Eğitimde ya da herhangi başka bir alanda kullandığımız bir bilgisayarı ya da bir robotu kodlayarak kontrol edebiliriz. Robotun nasıl hareket etmesini ya da neler yapmasını istediğimizi, içine yazıp yüklediğimiz kodlar sayesinde robota aktarabiliriz. İşte bu kodları ve kodlama mantığını yeni nesillere öğretmek için açık kaynaklı yani kolayca kodlayabileceğimiz birçok cihaz ortaya çıkmıştır. Dünya genelinde en çok bilinen ve kullanılan cihaz ise Arduino’dur (Resim 1).

                Arduino, öğrencilerden mühendislere kadar herkesin kullanabileceği şekilde üretilmiş bir programlama aracıdır. İçerisinde mikrokontrolcü barındıran Arduino’yu küçük bir bilgisayar olarak düşünebiliriz. Gittikçe yaygınlaşan akıllı ev sistemleri de sensörler ve Arduino benzeri kontrolcüler sayesinde çalışmaktadır. Hayatın hızına yetişebilmek ve konforu artırmak adına ortaya çıkan akıllı ev sistemleri, mobil aygıtlar ile kontrol edilebilmektedir. Evde değilken kombimizi kapatabilir, kapıları kilitleyebilir ve daha bir sürü işlemi gerçekleştirebiliriz. Tüm bu akıllı ev sistemlerinin de temelinde tıpkı robotlarda, insansız hava araçlarında vb. olduğu gibi kodlar yatmaktadır.

Resim 2

Arduino, C++ dili ile kodlanabilmektedir. C++ dili Dünya’da en çok kullanılan bilgisayar dillerinden bir tanesidir. Fakat bu dil Resim 2’de görüldüğü üzere yazılardan oluşmakta ve ufak yazım hataları bile kodun çalışmamasına sebep olabilmektedir. Bu yüzden özellikle başlangıç düzeyindeki öğrencilere ve diğer insanlara daha kolay kodlama yaptırabilmek ve öğretimini kolaylaştırmak için blok tabanlı kodlama sistemleri ortaya çıkmıştır. Bu sistemler kodları yazdırmak yerine sürükle bırak mantığıyla çalışmaktadır. Bu sistemlerden en çok bilinenleri S4A ve mBlock’tur. S4A ile mBlock arasındaki en temel fark ise kodların çalışması için S4A’da bilgisayara bağlı kalınması gerekirken mBlock’ta gerekmemesidir. Diğer yönlerden benzerlik gösteren bu sistemler ilkokul seviyesinden itibaren kullanılabilecek arayüze ve kolaylığa sahiptir. Mblock’un arayüzü Resim 3’te gösterilmiştir. Görselde görülen mavi renkli kod blokları puzzle birleştirir gibi birleştirilerek kodlar hazırlanır ve Arduino’ya aktarılır.

Resim 3: mBlock Yazılımı
Resim 4: Robotis Dream

Arduino’nun yanında günümüzde kodlama için farklı robotik setler de kullanılmaktadır. LEGO ve Robotis Dream gibi setler en bilinen setler arasındadır. Robotik setlerde elektronik ikinci planda kalırken, tasarım ve kodlama daha ön plandadır. Bundan dolayı ilkokullarda robotik setlerin kullanımı Arduino’ya göre daha yaygındır. İçeriğinde renkli parçalar barındırması (Resim 4) ve çocukların LEGO oyuncaklara zaten aşina olmaları, bu setleri öne çıkaran nedenlerdendir. Genel olarak baktığımızda Arduino ve robotik setlerin en önemli amaçlarından bir tanesi kodlamayı öğretmektir.

See Also

Peki, kodlamanın ülkemizde ve Dünya’daki yeri nedir?

Dünya’da Amerika’nın eski başkanı Obama, ilk kod yazan başkan olarak kayıtlara geçerken, amaçlarından bir tanesi bu konuya dikkat çekmek olmuştur. Avrupa ülkeleri de çocukları kodlama eğitimine erken yaşta başlatmak için farklı kampanyalar düzenlemektedir. Tüm bunlar diğer ülkelerde kodlamaya verilen önemi göstermektedir.

Ülkemize baktığımızda kodlamaya olan ilgi gün geçtikçe artmaktadır. Devlet bu bağlamda ortaokul ve lise öğretim programlarına kodlama dersini eklemeye karar vermiştir. İlkokul programlarına da eklemeye yönelik çalışmaların devam ettiği bilinmektedir. Özel kurumlarda da kodlamaya yönelik girişimler bulunurken bazıları gerçek anlamda öğretmeyi amaçlamakta bazıları ise ticari amaçlı reklamdan öteye geçememektedir.

Teknolojinin günümüzde hayatımızın bir parçası haline gelmesi ve gelecekte bu durumun daha ileri boyuta geçme ihtimali devletleri kodlama eğitimine yöneltmiştir. Kodlama eğitimi sayesinde bilgisayar gibi düşünebilen, bilgisayarla iletişime geçebilen, en önemlisi üretebilen insanlar yetiştirilebilecektir. Bu eğitim, her yaşta insana verilebilir fakat en verimli sonuçlar erken yaşlarda eğitimlere başlanıldığında alınır. Ancak diğer ders ve eğitimlerde olduğu gibi her öğrencinin ileri düzeyde kodlama eğitimi alması ve bu eğitimdeki her şeyi öğrenmesi mümkün değildir. Çünkü kodlama eğitimi satranç ve zekâ oyunlarına benzemektedir. İlgi olmadığında oynamak ve öğrenmek satrançta zor olduğu gibi kodlamada da aynı şekilde zordur. Ailenin baskısıyla kodlama eğitimlerine gönderilen çocukların çok fazla ilerleyemedikleri verilen eğitimler süresince gözlemlenmiştir. Yine de gelecekte teknoloji kullanımının hayatın çoğu alanında zorunlu hale geleceği düşünülürse, çocukların kodlama eğitimini en azından temel düzeyde almasının gerekli olduğu söylenebilir. Eğer çocuğun ilgisi varsa; telefon, tablet ve bilgisayar gibi teknolojik cihazları sadece oyun oynamak için değil, daha yararlı bir şekilde kullanmasını istiyorsak kodlama temel ve ileri düzeyde kodlama eğitimi çok önemlidir.                              

What's Your Reaction?
Bilgilendirici
1
İlginç
0
Mükemmel
0
View Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Scroll To Top