Müzikçe Öğrenmek!

Yazar: Doç. Dr. Mehtap AYDINER UYGUN

Kıymetli okurlar merhaba… İlkokul rehberi sitesinin müzik teması altındaki bu ilk yazısında sizlerle müzik dili ile müziği öğrenmenin ve müzikle öğrenmenin çocuklarınıza sağlayacağı kazanımlar üzerine düşüncelerimi paylaşacağım.

İlk söz: Müzik dilini öğrenme üzerine…

Müzik dili müzikçedir. Müzikçe, diller üstü bir dildir. Bu dili hem anlar, hem konuşur olmak çocukluk döneminden itibaren verilecek bilinçli, amaçlı, planlı ve programlı bir eğitimle mümkündür. Peki, her birey müzikçe öğrenmeye elverişli biyolojik donanıma sahip midir? Her birey müzikçe öğrenmeye yetenekli midir? Evet, her birey müzikçe öğrenmeye elverişli biyolojik donanıma sahiptir ve bu bakımdan da müzikçe öğrenebilecek yetenektedir. Bu yeteneğin belirtileri doğumdan itibaren başlayarak kendisini gösterir. Bir düşünün yaşama belirli bir frekansta attığı çığlık ile merhaba diyen insanın sesi eğitilemez mi? Annesinin sesini henüz bebeklik döneminde iken seçebilen insan kulağı, aynı ses dizisi içerisinde bulunan re sesinin do sesinden daha tiz olduğunu ayırt edemez mi? Kalp atışları, nefes alış verişleri, ilk adımları sanki bir metronom eşlik ediyormuşçasına düzen içerisinde işleyen insanın bedeni, müziğin ritmiyle uyumlu bir şekilde devinemez mi?

Müziği öğrenmenin, müzik aracılığıyla öğrenmenin ve müzik eşliğinde öğrenmenin çocuğunuzun başarı düzeyi üzerindeki olası etkileri nelerdir?

Müziği öğrenmenin beyin etkinliğini artırdığına ilişkin pek çok araştırma mevcuttur. Örneğin; Wisconsin Üniversitesi’nde yapılmış deneysel bir araştırmanın sonuçlarına göre piyano çalan öğrencilerin beynin temporal lob etkinliğini ölçen testlerde piyano çalmayan öğrencilere oranla daha yüksek düzeyde performans sergiledikleri belirlenmiştir. Montreal Üniversitesi’nde yürütülen başka bir araştırmanın sonuçları da bir enstrüman çalmanın beyin loblarındaki tüm bölgeleri etkin hâle getirdiğini göstermiştir. Bu araştırmalar müziği öğrenmenin diğer alanlardaki öğrenmelere olumlu etkilerde bulunacağını gösterir niteliktedir. Ünlü fizikçi Albert Einstein’ın 6 yaşında keman çalmaya başladığı bilinmektedir. Einstein’ın beyin yapısını inceleyen araştırmalar, onun beyin loblarındaki olağanüstü gelişime dikkat çekmektedir. Einstein’ın beynin loblarındaki olağanüstü gelişimin etkenleri arasında keman çalması olduğu düşünülebilir. Kim bilir bilim onun yaygınlıkla bilinen e=mc2 formülünü çocukluk döneminden itibaren keman çalmış olmasına borçludur.

Müzik bir öğrenme alanı olduğu kadar, aynı zamanda bir öğrenme aracıdır. Müzik bir öğrenme aracı olarak, farklı alanlardaki öğrenmelerin kalıcılığını sağlayabilir. Bu hususla ilgili olarak yürütülen bir araştırmada Wallace (1994), konuşma yerine ezgisel bir şekilde duyulan metnin hafızada kalıcılığını incelemeyi amaçlamıştır. Araştırmasının sonucunda ezgilendirilmiş bir metnin, konuşularak duyulan bir metinden hafızada daha kalıcı olduğu sonucuna ulaşmıştır. Bu araştırmanın sonuçlarından yola çıkılarak çocuklara ilk okuma becerilerinin kazandırılmasında, tarihi bilgilerin kavratılmasında ve matematiksel formüllerin hafızalarında kalıcılığının sağlanmasında müziğin önemli etkilerde bulunacağı söylenebilir.

Müziğin arka planda bir eşlikçi olarak rol aldığı durumlarda da öğrenme üzerinde önemli etkileri olduğu görülmüştür. Bu etkinin araştırıldığı ilgili bir araştırmada Smith (1985), kelime listeleri eşliğinde verilen arka plan müziğinin, kelimelerin hafızadaki kalıcılığı üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Araştırmada katılımcılar iki gruba ayrılarak ilk gruptan verilen kelime listesini arka plan müziği eşliğinde ezberlemeleri, ikinci gruptan ise arka plan müziği olmadan ezberlemeleri istenmiştir. Araştırma sonucunda, kelime listelerini arka plan müziği eşliğinde ezberlemiş olan katılımcıların, daha fazla sayıda kelimeyi hatırladıkları tespit edilmiştir. Bu araştırmanın sonuçları müziğin, öğrenmede bağlamsal ipuçları sağladığını göstermiştir.

Son söz: Çocuklarınızın içlerindeki müziği keşfetmeleri üzerine…

See Also

Çocuklarınızın içlerindeki müziği keşfetmelerini sağlayacak yaşam ortamları oluşturun. Evinizde imkânlarınız ölçüsünde edindiğiniz enstrümanlarınız, her türden müzikleri içeren arşiviniz, konserlerini takip etmeyi sevdiğiniz sanatçılarınız, müzikli sohbetleriniz olsun. Müziği çocuklarınızla paylaştığınız özel anlara tanık edin. Tanık edin ki çocuklarınızın zihinlerine gönüllerine işlensin, hafızlarından asla silinmesin anılarınız. Çocuklarınızın müziğe kendiliklerinden ilgi duymalarını sağlayın. Etkin müzik dinleme saatleriniz olsun. Bu saatlerde özellikle enstrümantal müzikleri dinlemeyi tercih edin ve birlikte müzikte hangi enstrümanlar kullanıldığını ayırt etmeye çalışın. Dinlediğiniz müzikte bestecinin ifade etmek istediği müziksel ileti üzerine düşünün. Müziğin zaman içerisindeki serüvenini araştırın. Birlikte şarkılar söyleyin. Müzikli oyunlar oynayın. Çocuklarınıza müziği bir ödev ya da bir yükümlülük olarak sunmayın. Müzik cazip gelsin, merak uyandırsın, allı pullu bir balon gibi yaşantınızın içinde bulunsun. Böylelikle çocuğunuz kendiliğinden müzik öğrenimini talep edecektir. Çocuğunuz için nitelikli bir koroda şarkı söylemek iyi bir başlangıç olabilir. Ellerini, ayaklarını ve bedenini bir enstrüman gibi kullanmayı deneyimleyebileceği beden perküsyonu öğretiminin yapıldığı gruplara katılımını da teşvik edebilirsiniz. Sevgiyle ve sabırla ilmek ilmek ördüğünüz bu müzikli yaşam ortamınız neticesinde çocuğunuz müzikle ister amatör ister profesyonel olarak uğraşsın, yaşantısına müziği katmış olmanın ona verebileceğiniz paha biçilmez bir armağan olduğunu unutmayın.

Kaynaklar

Smith, S. M. (1985). Background music and context-dependent memory. American Journal of Psychology, 98, 591–603.

Wallace, W. T. (1994). Memory for music: Effect of melody on recall of text. Journal of Experimental Psychology: Learning, Memory, & Cognition, 20, 1471–1485.

What's Your Reaction?
Bilgilendirici
1
İlginç
1
Mükemmel
3
View Comment (1)
  • 3 yasindaki oglumuz icin ebeveynleri olarak imkanlarimiz dahilinde her konuda dogru egitim ortamini olusturmaya calisiyoruz. Muzik egitiminin cocugumuzun gelisimine katki saglayacagini biliyoruz ama “nasili?” konusunda tereddutlerimiz var. Muzik dinlemeyi ben de esim de cok seviyoruz ancak formel bir egitimimiz yok. Muzik aletleriyle yasadigimiz kisisel tecrubeler de pek parlak sayilmaz 🙂 Gec yaslarda basladigim saz kurslari, nota ögrenmeden piyano calma istegim, dogum gunumde alinan o guzel gitara ettigimiz vefasizlik…
    Bu guzel yazinizda oglumuzla hangi muziksel etkinlikleri yapabilecegimiz ve icindeki muzigi kesfetmesine nasil yardimci olabilecegimiz konusunda cok kiymetli bilgiler vermissiniz. Benim ve esim icin cok anlamli oldu. Gonulden tesekkur ederiz.

    Sevgili admin sitedeki tum yazilar harika gercek bir “rehber” hazirlamissiniz

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Scroll To Top