Now Reading
Öğrencilerle Kitap Okumanın İyi Bir Yolu: Etkileşimli Kitap Okuma

Öğrencilerle Kitap Okumanın İyi Bir Yolu: Etkileşimli Kitap Okuma

Yazar: Perihan EFE

Yeni eğitim öğretim yılının başlamasına aylar kala çocuğu birinci sınıfa başlayacak olan ebeveyn gördünüz mü hiç? “Hangi okula versem? İyi öğretmen arayışındayız. Tavsiye edebileceğiniz bir öğretmen var mı?” bunlar gibi onlarca kaygı dolu cümle duymanız mümkün. Peki ya okul belirlenip, öğretmen netleştirilince biter mi bu kaygı? Asla! “Ne zaman okuyacak? Ödevler çok fazla. Yeteri kadar ödev verilmiyor…” Yine kaygı dolu cümleler…

Ebeveynler ve öğretmenler olarak oyun çağındaki çocuklarımız üzerinde kurduğumuz ve ağırlığı çocuklarımızın ağırlığından kat be kat fazla olan baskının farkında mıyız acaba? Evet, çocuklarımız üzerinde kurduğumuz bu baskının sonucu olarak; çocuklarımızı okumaya çok çabuk geçiriyoruz. Peki ya sonrası? Yeteri kadar okuyor mu çocuklarımız? Okuduklarını anlıyorlar mı? Anladıklarını sözlü ya da yazılı olarak ifade edebiliyorlar mı? Okumaya geçtikten sonraki sürece ilişkin sorduğum tüm soruların yanıtını almak için uluslar arası sınav sonuçlarına (PİSA, TIMS) bakmamız yeterli.

Elbette sınav sonuçlarında görülen başarısızlığımızı bir nedene bağlayamayız. Ancak onlarca nedenden biri olarak kitaba, okumaya olan tutumumuzu sorgulayabiliriz. Çocuklarımızın okumaya karşı olumlu tutum geliştirmelerine katkı sağlayacak onlarca etken sıralayabiliriz. Onlarca etkenden birine “Etkileşimli Kitap Okuma” ya değineceğiz.

Etkileşimli Kitap Okuma (EKO), dinleyenin aktif olduğu bir okuma biçimidir. Okuma sürecinin başından sonuna okuyan ile dinleyen etkileşim içerisindedirler. Okuyucunun okumaya başlamadan önce kitap seçiminden ortamın düzenlenmesine kadar birçok detayı planlaması gerekmektedir. Kitabı okuma işi belli bir araya sıkıştırılmaz. Planlı bir biçimde zaman ayrılmalıdır.

 EKO’da kitap birkaç kez ele alınır.  Kitap ilk kez ele alındığında kapağı incelenerek uygulamaya başlanır. Okuma sırasında önemli olduğu düşünülen bir noktada durulur, dinleyicilere sorular sorulur ve onlardan gelen yanıtlar alınır. Uygulama için ayrılan zaman bitmişse başka bir gün uygulamaya devam edilir. Ancak dinleyicilerin hikâyeyi hatırlamaları için kitap baştan ele alınır.

EKO çocukların erken okuryazarlık becerilerini (ses-yazı farkındalığı, alfabe bilgisi, kelime bilgisi) arttırmanın yanında çocukların edebiyatı sevmelerini sağlayan bir uygulamadır (Şahin 2015, s.109). Zihinsel gelişim düşünüldüğünde EKO çocuğun neden sonuç ilişkisi kurmasını sağlar. Problem çözme becerisini geliştirir, hayal dünyasını zenginleştirir ve kelime dağarcığını arttırır. Bireyin kendini ifade ederken kompleks cümleler kurmasını sağlar. Duyguları anlamlandırır, bireyin empati kurma becerisini geliştirir. Olaylara farklı açılardan bakmayı sağlar (Üstün, 2007, s.15; Er, 2006).

EKO’nun farklı sınıf düzeylerinde uygulandığı ve birçok becerinin gelişimini sağladığı görülmektedir. Örneğin sosyo-ekonomik anlamda dezavantajlı bir bölgede yaşayan okul öncesi eğitim çağında olan öğrencilerle yapılan bir araştırmada öğrencilerin erken okuryazarlık becerilerinin geliştiği ve öğrencilerde yazı farkındalığı oluştuğu sonucuna ulaşmıştır (Efe, 2018). Benzer uygulamaların yapıldığı bir sınıfta eğitim alan farklı çocukların birinci sınıfta akranlarına (okul öncesinde bu tarz uygulamaları gerçekleştirmemiş) göre, okumada daha yüksek düzeyde performans gösterdikleri görülmüştür (Ergül, Akoğlu, Karaman ve Sarıca, 2016). Üniversite öğrencileri ile yapılan bir başka araştırmada ise etkileşimli modelle okunan metinlerin öğrencilerde üst düzey bilişsel davranışları (kavrama ve uygulama düzeyindeki davranışları) kazandırdığı sonucuna ulaşmıştır (Kuzu, 2004).

Yapılan araştırmalarla etkisi ortaya konmuş olan EKO’nun uygulama adımları, okuma öncesi, okuma sırası ve okuma sonrası biçimindedir. Akoğlu (2016) bu adımları şu biçimde ifade etmiştir:

Okuma Öncesi Uygulama Adımları: Öğrencilerin özellikleri dikkate alınarak uygun resimli bir kitap seçilir. Kitaptan hedef sözcükler belirlenir. Sorulacak sorular, verilecek örnekler ve yapılacak açıklamalar not alınır. Okuma sırasında tüm çocukların kitabı görebilecekleri bir oturma düzeni planlanır. Uygulanmaya geçerken, kitap çocuklara tanıtılır. Çocuklara sorulan açık uçlu sorularla çocukların tahmin yürütmeleri sağlanır. Çocuklardan alınan yanıtlar geliştirilip, düzenlenerek tekrar edilir.

Okuma Sırası Uygulama Adımları: Daha önce belirlenen hedef sözcüklerin anlamları açıklanır. Açıklamalar, çocukların günlük hayatta karşılaştıkları durumlardan ya da bildikleri kelimelerden yola çıkılarak, günlük hayatla ilişkilendirilerek yapılır. Öğrenciler geçmiş yaşantılarındaki deneyimlerini de paylaşabilirler. Kitap okunurken, okunan yazının parmakla gösterilmesi, kelimelerin okununca gösterilmesi ile çocuklarda sesbilgisel ve yazı farkındalığı desteklenir. 5N1K soruları sorularak öğrencilerden yanıtları alınır. Yanıtlar alındıktan sonra öğretmen (okuyucu) tarafından tekrar edilir, genişletilir. Kitaptan okunan cümlelerin öğrenciler tarafından tamamlanması istenir.

Okuma Sonrası Uygulama Adımları: Bu aşamada öğrencilere sorulan açık uçlu sorularla öyküyü özetlemeleri sağlanır. Okuyucu tarafından hazırlanan etkinliklerle kazanımların kalıcılığı sağlanır.

Uygulama adımlarını bir örnekle inceleyebiliriz. Aşağıda verilen uygulama biçimi kitabın ele alındığı ilk seferde yapılır. Dikkatle incelenirse, okuma sırasında olabildiğince çok soru sorulmuştur. Amaç öğrencilerin konuya ilişkin duygu ve düşüncelerini ifade etmelerini sağlayıp öğrenmeler gerçekleştirmektir. İlk uygulama yoğun soru içerdiği için tüm soruların tartışılması planlanan sürede gerçekleşmeyebilir. İkinci okumada kitap baştan ele alınır. Bu kez, yarım bırakılan yere kadar biraz daha hızlı davranılır. Yarım bırakılan yerden, bir önceki uygulamada olduğu gibi, ara verip okunan bölüme ilişkin tartışılarak okumaya devam edilir.

 Kitabın baştan sona doğru okunduğu ikinci okumada, belirlenen kelimelerin (albatros, hava balonu, kemendi, roket, astronot, Güney Kutbu, iglo) anlamları tartışılır. Bu okuma ilki kadar yoğun soru içermez. Üçüncü okumada (ikincisinde de olabilir) tekrar okunan kitaba ilişkin farklı etkinlik tasarlanır. Etkinliklerin tasarlanması öğretmenin bu konudaki becerisine, kitabın içeriğine, hedeflenen kazanımlara, sınıftaki öğrenci sayısına bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Okuma Öncesi Uygulama Adımları (Örnek Eşliğinde):

Öğretmen sınıfta uygulama yapmadan önce kitabı seçer. Hedef kelimeleri belirler. Hedef kelimelere ilişkin görseller hazırlar. Nerede hangi soruyu soracağını not alır. Gerekirse kitaba küçük küçük kâğıtlar yapıştırır. İlk okuyuşta belirlenen hedef kelimelerin görsellerini, yeri geldikçe, öğrencilere gösterir. Görsellere ilişkin tartışma ortamı yaratır. Hedef kelimelerin tanımlamaları yapılırken kullanılan kelimelerin bilindik olmasına dikkat eder. Örneğin albatrosu tanımlarken; “1m uzunluğunda, kanatları 3m’yi bulan beyaz, gri ya da siyah tüylü, gagasının ucu eğri olan bir deniz kuşu.” biçiminde bir tanımlama yapar. Albatrosların fotoğraflarını renkli çıktı olarak alır. Albatrosa ilişkin olarak, “Nedir? Nerede yaşar? Buna benzeyen başka kuş var mı? Denizlerde başka hangi canlılar yaşar?” gibi soruları hazırlayıp not eder.

Albatros örneğinde verilen ön hazırlıklar tüm hedef kelimeler için yapılır. Tüm kitap boyunca hangi okuyuşta (1., 2. ya da 3. okuyuş) hangi soruların sorulacağı, nerede hangi etkinliğin yapılacağı, etkinliklerde neler yapılacağı önceden belirlenir. Belirlenen her detay not edilir. Tüm ön hazırlıklar bittikten sonra çocuklarla EKO başlatılır.

Öğretmen (okuyucu) öğrencilere (dinleyicilere); “Çocuklar bugün sizlerle Tübitak Popüler Bilim Kitapları serisinden Gökyüzü Ne Kadar Yüksek? adlı kitabı okuyacağız.” der ve kitabın kapağını öğrencilere gösterir. Yayın evini söyler, kitapta yazılı olduğu yeri gösterir. Kitabın yazarını ve kim tarafından resimlendiğini söyler ve söylerken gösterir (tüm bunlar kitap ele alındığı sürece ilk uygulamalar olarak yapılır).

Öğretmen, “Bu kitap sizce ne anlatıyor?  Bugün okuyacaklarımıza ilişkin bir tahmini olan var mı diye sorar? Öğrencilerden yanıtları alınır. Alınan yanıtlar öğretmen tarafından düzenlenir. Örneğin öğrencinin, “Gökyüzünün yüksekliği ile ilgili olmalı, çünkü kitabın adı bu.” gibi bir cevaba karşılık öğretmen, “Kitabın içeriğini isminden tahmin etmen çok mantıklı. Başlık bize okuyacağımız metne ilişkin bilgi verebilir. Bu konuda bize başka bilgi verecek ne olabilir?” sorusunu sorarak öğrencilerden gelen yanıtları alır. Öğrencilerden gelebilecek olan “resimler” yanıtına karşılık öğretmen, “Çok güzel. Resimler de bize bu konuda yardımcı olabilir. O zaman biz resimlerle kitabın adını birlikte bir kez daha düşünelim. Kitap ne ile ilgili olabilir?” sorusunu sorarak öğrencilerden yanıtlarını alır. Tüm yanıtlar alınıp, toparlandıktan sonra öğretmen kitabı okumaya başlar.

Okuma Sırası Uygulama Adımları (Örnek Eşliğinde):

Gökyüzü Ne Kadar Yüksek?

Pipkin, aklına hep çok büyük sorular takılan çok küçük bir penguendi.

Öğretmen, “Çocuklar burada çok büyük sorular derken sizce yazar ne demek istemiştir? Soruların küçüğü mü var acaba? Büyük sorular nasıl olur sizce?” sorularını sorar ve öğrencilerden yanıtlarını alır. Yanıtlar alındıktan sonra öğretmen okumaya devam eder.

Kar taneleri neden soğuk? Deniz ne kadar derin? Güneş geceleri uyur mu? Ancak en çok şu sorunun yanıtını öğrenmek istiyordu: Gökyüzü……………. (ne kadar yüksek)? Öğrencilerin tamamlaması için öğretmen gökyüzü dedikten sonra sessiz kalır.

Öğretmen, “Demek ki kitabımız kahraman Pipkin’in merak ettiği durumlarla ilgili. Yazar, Pipkin’in cevaplarını bilmediği soruları büyük sorular olarak nitelendirmiş. Sizin var mı Pipkin’in soruları gibi büyük sorularınız?” der ve öğrencilerin sorularını aldıktan sonra okumaya devam eder.

“Neden uçup kendin bakmıyorsun?” Dedi bir albatros. “Ben bir penguenim” dedi Pipkin. “Penguenler uçamaz.” “Aa! Öyle mi?” dedi albatros. “İstersen seni götürebilirim.” “Çok iyi olur.” dedi Pipkin.

Öğretmen öğrencilere, “Albatros ne demek? Albatros nedir? Siz hiç albatros gördünüz mü? Albatros nerede yaşar?” sorularını sorarak yanıtları alır, toparlar, düzenler. Albatros için hazırladığı görselleri öğrencilere gösterir. Görseller üzerinden ayrı bir tartışma ortamı oluşturur ve ardından okumaya devam eder.

Havalanıp bir kuş sürüsünün yanından geçtiler. Sonra daha yukarı maviliklere doğru uçtular. Ama gökyüzü dokunamayacakları kadar yüksekteydi. “Uçmak eğlenceli.” dedi Pipkin. “Ama hala yanıtı bilmiyorum. Gökyüzü……………. (ne kadar yüksek)? Öğrencilerin tamamlaması için öğretmen gökyüzü dedikten sonra sessiz kalır. “Bilmiyorum.” dedi albatros soluk soluğa. “Ben en çok bu kadar yükseğe çıkabiliyorum.”

Öğretmen “Albatros ile Pipkin arasında geçenlerden dikkatinizi çeken bir durum oldu mu?” diye sorar ve öğrencilerden yanıtlar alınır. Bu iki karakterin birbirlerini tanıdıklarını aksi halde Pipkin’in hiç tanımadığı biri ile uçmasının güvenli olmayabileceği öğretmen tarafından vurgulanır. Ardından, soluk soluğa söz ikilisine dikkat çeker  “Soluk soluğa kalmak sözünden ne anlıyorsunuz? Kimler soluk soluğa kalır? Soluk soluğa nasıl kalınır? Sizin soluk soluğa kaldığınız bir an oldu mu?” sorularını sorup yanıtları alır. Öğretmen metni okumaya devam eder.

 “Ben daha yükseğe çıkabilirim.” diye seslendi sıcak hava balonuyla oradan geçen biri. “İstersen seni de götürebilirim.” “Çok iyi olur dedi Pipkin.”

Öğretmen burada okumaya tekrar ara verir ve öğrencilere, “Hava balonu da nedir?” diye sorar. Öğrencilerden yanıtları alır, kitaptaki resimleri gösterir. Resimleri öğrenciler fark etmişse, öğretmen onların ifade etmeleri için fırsat tanımalıdır. Kitaptaki resimler dışında Kapadokya’ya ait resimler gösterilir. Rengarenk hava balonlarının olduğu resimlere ilişkin öğrenci yorumları alınır.  Öğretmen okumaya devam eder.

Pofuduk bulutların arasından geçerek yükseldiler. Pipkin birini yakalamaya çalıştı, ama kemendi bulutun içinden geçiverdi.

Öğretmen okumaya tekrar ara verir ve öğrencilere, “Kemendi sözcüğünü daha önce duydunuz mu? Son iki cümleyi tekrar okuyorum. Cümlelerden anlayabilecek miyiz acaba? Resimlere dikkatle bakmayı da unutmayalım lütfen.” der. Son cümleleri tekrar okur ve öğrencilerden gelen yanıtları alır. Yanıtlar alınıp, toparlanıp genişletildikten sonra okumaya devam edilir.

See Also

Yeryüzü çok ama çok uzakta kalmıştı. Ama gökyüzü de hiç yakınlaşmış gibi görünmüyordu. “Balonla uçmak çok güzel.”dedi Pipkin. “Ama hala yanıtı bilmiyorum. Gökyüzü……………. (ne kadar yüksek)?” Öğrencilerin tamamlaması için öğretmen gökyüzü dedikten sonra sessiz kalır.“Bilmiyorum.”diyerek omuz silkti baloncu. “Ben en çok bu kadar yükseğe çıkabiliyorum.” “Ben daha yükseğe çıkabilirim.”dedi oradan geçen bir astronot. “İstersen seni de götürebilirim.” “Çok iyi olur.”dedi Pipkin.

Öğretmen okumaya ara vererek öğrencilere, “Aranızda astronot olmak isteyen var mı? Neden astronot olmak istiyorsunuz? Astronotlar ne iş yaparlar? Astronotlar ne ile uğraşırlar? Astronotların kullandıkları araçlara ne denir? Sizce roketlerin (uzay araçlarının) diğer araçlardan farkı nedir?” sorularını sorar ve yanıtları alır. Ardından okumaya devam eder.

Yükseldikçe yükseldiler… yükseldiler… maviliğin bittiği uzayın başladığı ve her yanda yıldızların parıldadığı yere kadar… Ay’a ulaşıncaya kadar uçmaya devam ettiler. Roketi Ay’ın yüzeyine indirdiler. Ay yürüyüşü yaptılar. Yıldızlara baktılar. “Yıldızlar da gökyüzündeydi.” dedi Pipkin. “Şimdi Ay’dan daha uzaktalar. Hala yanıtı bilmiyorum. Gökyüzü……………. (ne kadar yüksek)?” Öğrencilerin tamamlaması için öğretmen gökyüzü dedikten sonra sessiz kalır.

Okumaya ara veren öğretmen öğrencilerin dikkatlerini Ay’ın yüzeyinde gezen kahramanlara çekmeye çalışır ve çocuklara, “Sizce kahramanlar neden kafalarında yuvarlak akvaryuma benzeyen bir camla dolaşıyorlar? Sizce üzerlerindeki kıyafetlerin bizim üzerimizdeki kıyafetlerden farkı var mı? Varsa bu farklar neler olabilir? Ay’ın yüzeyine bakar mısınız çocuklar. Sizce Ay yüzeyi nasıldır?” sorularını sorarak yanıtları alır. Öğretmen öğrencileri bahçeye ya da sınıfta oluşturduğu boş alana alarak; “Şimdi kendimizi Ay’ın yüzeyinde hayal edelim. Ay’da kısa bir yürüyüş yapalım. Neler hissedeceğinizi çok merak ediyorum.” der ve öğrenciler ile kısa bir yürüyüş yaptıktan sonra öğrencilerin duygularını ifade etmelerini sağlar. Ardından okumaya devam eder.

“Bilmiyorum.”dedi astronot. “Ben en çok bu kadar yükseğe çıkabiliyorum.” Pipkin’in bulunduğu yer öyle yüksekteydi ki annesini göremiyordu, iglosunu göremiyordu. Güney Kutbu’nu göremiyordu. Hiç bu kadar uzağa gitmemişti.

Öğretmen okumaya tekrar ara vererek öğrencilere, “İglo nedir? Bizim yaşadığımız şehirde iglo var mı? Sizce bizim şehrimizde neden hiç iglo yok? Yaşadığımız şehirde yok ama acaba ülkemizin herhangi bir bölgesinde iglo var mı? Size okuduğum bu kitapta iglo resmi var mıydı? Güney Kutbu neresi olabilir?” sorularını sorup öğrencilerden yanıtlarını alır. Daha önce hazırlamış olduğu iglo resimlerini göstererek tartışmaların resimler üzerinden yürümesini sağlar. Kitabın ilk sayfalarında bulunan resim çocuklara gösterilip, dikkatli çocuklar tebrik edilir ve kitap sonuna kadar okunur.

“Eve gitme zamanı geldi galiba.”dedi Pipkin. Onlar da öyle yaptılar. Pipkin annesine dedi ki: “Havalanıp kuşların yanından geçtim ve daha da yükselip bulutların yanından ve daha da yükselip mavilikten çıktım ve sonunda Ay’a kadar gittim… ama gökyüzü hala devam ediyordu.” “Sanırım artık yanıtı biliyorum.”dedi Pipkin. “Gökyüzü sonsuza kadar gidiyor.” Annesi Pipkin’in üzerini sıkıca örttü. “Demek ki daha keşfedilecek çok şey var.”dedi. “Tatlı rüyalar benim küçük Pipkinim.”

Okuma Sonrası Uygulama Adımları (Örnek Eşliğinde):

Öğretmen, “Pipkin’in nasıl bir gün geçirdiğini kim anlatmak ister?” diye sorarak çocuklardan masalı özetlemelerini ister. Masaldan en beğendikleri bölümü resmetmeleri ve neden bu bölümü beğendiklerini açıklamaları istenir. Öğrencilerden “albatros, hava balonu, kemendi, roket, astronot, Güney Kutbu, iglo” kelimelerini kullanarak yeni bir masal yazmaları istenir.

Kaynakça

Efe, M. (2018). Okul öncesi dönem 48-66 ay çocuklarına etkileşimli kitap okuma programı’nın yazı farkındalığına etkisinin incelenmesi. Yüksek lisans tezi. Gazi üniversitesi, Ankara.

Er, S. (2016). Okul öncesi dönemde anne babaların etkileşimli hikâye kitabı okumalarının önemi. Başkent University Journal of Education, 3(2), 156-160.

Şahin, F. (2015). Dil ve erken okuryazarlık. F. Temel (Ed.), Erken okuryazarlık gelişimini destekleyici unsurlar içinde (s.105-125). Ankara: Hedef CS.

Milbourne, A. (2017). Gökyüzü ne kadar yüksek? Ankara: Tübitak.

Üstün, E. (2007). Okul öncesi çocuklarının okuma yazma becerilerinin gelişimi. İstanbul: Morpa.

What's Your Reaction?
Bilgilendirici
3
İlginç
1
Mükemmel
1
View Comment (1)
  • Değerli çalışmalarınızı hem öğretmenlerin hem de biz anne babaların yararlanması maksadıyla yayınladığınız için çok teşekkür ederiz. Yaptığınız çalışmaların ve incelediğiniz yöntemlerin Türkiye genelinde yaygın hale gelmesi, farklı yaklaşımlarla sisteme yapılacak katkıların artarak devam etmesi, içinde bulunduğumuz bozuk eğitim ve öğretim zemininde tek dileğimizdir.

    Saygılar,

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Scroll To Top