Now Reading
Okumada Matthew Etkisi (Matthew Effect): Birikmiş Üstünlük

Okumada Matthew Etkisi (Matthew Effect): Birikmiş Üstünlük

Yazar: Doç. Dr. İhsan Seyit ERTEM

Japonya’da erken çocukluk gelişimi konusunda uzman Massaru Ibuka  “Üç Yaş Artık Çok Geç” başlıklı kitabında üç yaşına kadar beyin hücrelerinin gelişimi % 70-80 oranında tamamlandığını ve çocuk yetiştirme çabalarının erken yaşlarda başlaması gerektiğini öne sürmektedir.

Çocuklar gelecek yaşamlarını etkileyen birçok özelliği ve becerileri yaşamlarının ilk üç yılında benimsiyorlar. Bu bilgiden yol çıkarak okuma başarısında erken çocukluk dönemi hazırlıklarının veya ön okuma çalışmalarının oldukça önemli olduğunu söylemek mümkün. Bunun aksini yani çocuklar yeterince olgunlaşmadan okuma yazma çalışmalarına yer verilmemesini savunan görüşler (olgunlaşma teorisi gibi) olmasına rağmen erken yaşlarda okumada sorun yaşayan çocukların diğer zihinsel becerilerinin yavaşladığı ve bu becerilerini geliştirmekte zorluk çektikleri biliniyor. Deney yapılan çocukların IQ puanları bu görüşü destekliyor.

Okumayı öğrenmede güçlük çeken çocukların her yıl gittikçe artan oranda akademik başarılarındaki azalmayı​ ve zayıf okuyucular ile iyi okuyucular arasındaki süreç içerisinde gittikçe büyüyen farkı ifade eden kavram “Matthew Etkisi” (Birikmiş Üstünlük) olarak adlandırılmaktadır. İlk kez ünlü psikolog Keith Stanovich tarafından 1986 yılında yayınlanan meşhur makalesi ile “Matthew Etkisi” (Birikmiş Üstünlük) ve nedenleri gündeme geldi.

Çocuklar ile ilgili yapılan çalışmalar okumayı öğrenmede başlangıçta iyi bir ilerleme kaydetmeyen öğrencilerin, bu süreçte ustalaşmanın giderek zorlaştığını ortaya koymaktadır.  Dördüncü sınıf düzeyinde iyi ve zayıf okuyucular arasındaki farklılık kapatılamayacak kadar derinleşiyor çünkü bir yandan programa fen bilgisi ve sosyal bilgiler gibi dersler eklenirken öte yandan okuma metinlerinin düzeyi güçleşiyor.

Araştırmacılar, okuma becerisinde bireysel farklılıkların, okuma becerisinin aynı zamanda bilişsel gelişim üzerindeki etkilerinin ve okuma sürecinde ön hazırlığın önemini vurgulamaktadır.  Matthew Etkisine olumsuz anlamda maruz kalan çocuklar öğretmenden ve öğretim sürecinden yeterince faydalanamamaktadır.

Richard Allington tarafından 1983 yılında yapılan bir araştırmanın sonuçları okula okuma açısından hazırlıksız gelen birinci sınıf öğrencilerinin olumsuz anlamda “Matthew Etkisi”ne maruz kaldığını ve haftada sadece 16 kelime öğrenebilindiğini oysa ön hazırlıklı çocuklarda bu sayının 1933’e kadar çıkabildiği göstermektedir.  Bir başka deyişle kelime öğrenmede iki grup öğrenci arasında 120 kat kadar farklılık görülmüştür. Psikolog Keith Stanovich bunun önüne geçmek için sorunun erken teşhis edilmesi ve çocukların doğru yönlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca bu durumun giderilmesi için hiçbir şey yapılmadığı takdirde çocuklar arasındaki uçurum büyür ve bu onların gelecek yaşamını okulu terk etmeye kadar uzanacak şekilde olumsuz yönde etkiler.

Amerika Birleşik Devletlerinde sosyo-ekonomik düzeyi düşük ve göçmen ailelerin okula hazır olmadıkları ve dolayısı ile okuma yazmayı geç öğrendikleri veya öğrenemedikleri tespit edildi. Bu fark okulun ilk yıllarında kapatılamaz ise artarak devam ediyordu (Matthew Etkisi).  Bu sorunu çözmek için televizyonun yaygınlığını ve gücünü de kullanarak her yerdeki çocuklara erken eğitim vermeyi amaçlayan çocuk programı hazırlanmasına karar verildi. Türkiye’de 1980’li yılların sonunda ve 1990’lı yılların başında yayınlanmış olan ve toplamda 150’den fazla ülkede yayınlanan bir çocuk programı olan Susam Sokağı, o dönemde çocukların büyük ilgisini çekti. Programdan sonra çocukların ortalama hazır bulunuşluluk düzeylerinin arttığı ancak sosyo-ekonomik düzeye göre çocuklar arasındaki olan farkın daha da açıldığı görüldü. Bunun nedeni araştırıldığında sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan ailelerin çocukları ile birlikte Susam Sokağı programını izlediği ve programdan daha fazla faydalandıkları anlaşıldı.  Sonuç olarak Susam Sokağı programı okuma yazmaya hazırlık ve çocuklar arasındaki farklılığı giderme konusunda hem başarılı hemde son derece başarısız bir program olarak kabul ediliyor.

Uzmanlar Matthew Etkisinin en önemli tarafını “iyi zamanlanmış müdahalelerle yönünün tersine yani başarısızlığın başarıya çevirebilir” olmasında görüyor. İdeal çözüm önerileri ise okumada yardıma ihtiyaç duyan her çocuk için anne babalarla işbirliği içinde kişiselleştirilmiş bir öğrenme planı oluşturma, ders bitiminde bu öğrencilere özel zaman ayırma veya yaz okulu olabileceği yönünde. En önemlisi okuma sorunlarını fark ettiğinizde sorunun kendiliğinden yok olacağını varsaymadan yardım için harekete geçmektir. Bunların dışında, öğrenci sınıfa ilk başladığından itibaren okuma geçmişi hakkında bilgi edinmek, öğrencinin düzeyine uygun okuma materyalleri sunmak, sınıf içinde yalnızca başarılı öğrencilere değil tüm öğrencilere fırsat tanımak,okuma sorunları olan öğrencilere doğrudan okuma yazma öğretimi ile öğretmen merkezli öğretim uygulamak, akran öğretiminden faydalanmak ve öğrencilerin ilerlemesini sık sık ölçmek öğretmenler için yararlı olacaktır.

See Also

Kaynaklar:

The Matthew Effect: What Is It and How Can You Avoid It In Your Classroom? https://www.opencolleges.edu.au/informed/features/the-matthew-effect-what-is-it-and-how-can-you-avoid-it-in-your-classroom/

Stanovich, Keith E. (1986). Matthew effects in reading: Some consequences of individual differences in the acquisition of literacy. Reading Research Quarterly, 22, 360-407.

What are these Matthew Effects?

https://www.nifdi.org/news-latest-2/blog-hempenstall/399-what-are-these-matthew-effects
What's Your Reaction?
Bilgilendirici
0
İlginç
1
Mükemmel
0
View Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Scroll To Top