Now Reading
Uzaktan Eğitim Günlerinde Ekran Süresi Üzerine Bir Bakış: Gözümüzün Önünde Bir Tehlike Mi Var?

Uzaktan Eğitim Günlerinde Ekran Süresi Üzerine Bir Bakış: Gözümüzün Önünde Bir Tehlike Mi Var?

Yazar: Burak BAZ & Ramazan SEZER

Teknolojinin yaşamımızda her geçen gün daha fazla yer aldığı bir dönemdeyken, tüm dünya genelinde baş gösteren Covid-19 salgını insanların toplumsal etkileşimlerini azaltmakta, bireyleri daha tekil bir yaşama zorlamaktadır. Bu süreçte okulların tatil edilmesiyle birlikte uzaktan eğitim zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda sosyal sınırlılıklar artmış ve dünya genelinde başta çocuklar olmak üzere pek çok bireyin ekrana daha fazla maruz kaldığı gözlenmiştir.

Diğer taraftan salgın öncesinde de farklı yaşlardan bireyler olarak hepimizin ekranla olan vazgeçilmez bir etkileşimi vardı. Telefon, tablet, TV vb. aygıtlar üzerinde uzun zaman geçiriyorduk. Bununla birlikte çocuklarda ve gençlerde dijital bağımlılık özellikle psikoloji alanında önemli bir sorun olarak görülmeye başlandı ve sıklıkla bunların etkilerine dikkat çekildi. Ancak son salgınla birlikte ekran süresinin sınırları zorladığını görüyoruz. Bu süreçte çocuk-yetişkin herkesin adeta ekrana hapsolduğuna canlı şahitlik yapıyoruz.

Bu yazıda ekranlara hapsolma eyleminden hareketle ekran süresinin etkileri üzerine bir bakış açısı ortaya koymaya çalışacağız.

İstemli ya da istemsiz bir şekilde telefon, tablet, televizyon ya da bilgisayar ekranı karşısında geçirilen sürelerin artması ciddi sorunları da gün yüzüne çıkarmaya başladı. Sanal ortamda öğretim sebebiyle ekran karşısında geçirilen sürelerin katbekat artması ve bununla birlikte bu sürenin yeterli kalitede geçirilememesi (Madigan vd., 2020), çocukların sağlıklı gelişimi açısından (Oliveira ve Guedes, 2016) risk oluşturuyor. Yani ekran karşısında geçirilen sürenin artması okumak, yazmak ve çizmek gibi öğrenmeye harcanan zamanı azaltıyor ve motor becerilerin gelişimini (Tremblay vd., 2011) yavaşlatıyor. Obezite (Stiglic ve Viner, 2019); davranış bozukluğu ve şiddet eğilimi (Lissak, 2018); uyku (Ostrin, Abbott ve Queener, 2017) sorunları gibi önemli sorunların artışına sebep oluyor.

Madigan ve arkadaşları (2020) ekran süresi üzerinde çok kapsamlı bir araştırma yapmıştır.  Öncelikle her yaş düzeyinden bireylerin ekran kullanım süresi artmıştır. Ekran süresinin artması ise çocukların dil gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Araştırmacılar bu durumu çocukların pasif olarak ekran karşısında oturması ve karşılıklı bir iletişimin gerçekleşmemesi sebebiyle, onların dil gelişiminin ketlendiği şeklinde yorumluyor. Bu araştırmada ekran süresinin artması, küçük yaşlarda ortaya çıkan dil becerilerindeki eksiklikler ve gecikmeler, duygu-düşünce ve davranış bozuklukları, okula hazırbulunuşluktaki sorunlar, akademik başarıyı geciktirme ve meslek edinmede zorluklar gibi birçok olumsuz sonuçla ilişkilendirilmiştir. Yine Madigan ve arkadaşlarına (2020) göre ekrandan okumanın ergen ve yetişkinlerin akıcı okuma ve okuduğunu anlamalarında da problemlere sebep olduğu görülmüştür.

Ekran süresinin artması beraberinde buna benzer birçok olumsuz durum ortaya çıkarıyor ancak alınacak önlemlerle bu olumsuzlukları en aza indirmek mümkün. Örneğin, ekran kullanımına başlama yaşı ile dil gelişimi arasında tutarlı bir ilişki bulunuyor. Yani “ne kadar geç o kadar iyi” mantığı çocukların ekran kullanımı-dil gelişimi ilişkisinde de geçerliliğini koruyor. Madigan ve arkadaşlarına (2020) göre en az 18 aydan önce çocuklar ekrandan uzak tutulmalı. Diğer taraftan 18 ay ve üstü çocuklarda ise ekran süresi sınırlandırılmalı ve çocuklar ebeveyn kontrolünde ekranla etkileşim kurmalı. Küçük yaş grubu için bu süre 1 saati aşmamalıdır. Bu ideal ekran süresi sınırına rağmen son günlerde ülkemizde uzaktan eğitim kapsamında çocukların sabahtan akşama kadar ekran başında kaldığını görüyoruz. Bu çocukların gün içinde kalan sürede de serbest etkinlik olarak ekranda kalmaya devam ettiğini göz önünde bulundurursak tehlikenin boyutu daha iyi anlaşılabilir.

Ekran kullanımında önem verilmesi gereken noktalardan biri de ekrandaki içeriğin niteliğidir. Çocuklara sunulan sınırlı zamandaki içeriklerin onların dil ve duygusal gelişimini engelleyici değil destekleyici olması gerekir. Bu noktada çocuklar için pedagojik olarak uyumlu ve geliştirici programlar hazırlamak, ekran kullanımının zararlarını avantaja dönüştürebilir.

Bugünlerde uzaktan eğitim sebebiyle okul dersleri için harcadığımız zamanı da günlük ekran süresinin içinde tutmak alacağımız önlemlerden biri olabilir. Ebeveynler çocuklarla birlikte ekran süresini paylaşmalı, mümkünse aynı içerikleri etkileşimli olarak izlemeli/dinlemelidir. “İzlediğimiz programlarda neler oluyor?” üzerine tartışmalar yapılmalı, ekran karşısında pasif alıcı olmak yerine uygun içerikler vasıtasıyla aktif katılımcı olmaya çalışılmalıdır.

Bu yazıda ekran kullanımının özellikle çocuklara olan etkilerini ele aldık ancak ekran süresinin artması sadece çocukları değil yetişkinleri de etkilemektedir. Bu sorunların yalnızca çocukları değil yetişkinleri de ilgilendirdiği ve önlem alınmazsa ciddi sonuçları olabileceğini unutmamak gerekiyor.

 

 KAYNAKLAR

See Also

Lissak, G. (2018). Adverse physiological and psychological effects of screen time on children  and adolescents: Literature review and case study. Environmental research164, 149- 157.

Madigan, S., McArthur, B. A., Anhorn, C., Eirich, R., ve Christakis, D. A. (2020). Associations  between screen use and child language skills: a systematic review and meta- analysis. JAMA Pediatrics. 1-11.

Oliveira RGd, Guedes DP (2016) Physical activity, sedentary behavior, cardiorespiratory fitness and metabolic syndrome in adolescents: systematic review and meta-analysis  of observational evidence. Plos One, 11(12), 1-24.

Ostrin, L. A., Abbott, K. S., ve Queener, H. M. (2017). Attenuation of short wavelengths alters   sleep and the IP RGC pupil response. Ophthalmic and Physiological Optics37(4), 440- 450.

Stiglic, N., ve Viner, R. M. (2019). Effects of screentime on the health and well-being of children  and adolescents: a systematic review of reviews. BMJ Open9(1), 1-15.

Tremblay, M.S., LeBlanc, A.G., Kho, M.E., Saunders, T.J., Larouche, R., Colley, R.C., Goldfield,   G., ve Gorber, S.C. (2011). Systematic review of sedentary behaviour and health indicators in school-aged children and youth. International Journal of Behavioral   Nutrition and Physical Activity8(1), 98.

What's Your Reaction?
Bilgilendirici
6
İlginç
3
Mükemmel
5
View Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Scroll To Top